Antidepresan dozunun azaltılması, doz atlanması veya ilacın bırakılmasından sonra ortaya çıkan belirtiler kesilme belirtileri olabilir; depresyonun geri dönmesi de mümkündür. Ayrım yalnızca “ne kadar kötü hissediyorum?” sorusuyla değil, başlangıç zamanı, fiziksel ve duyusal belirtiler, önceki depresif örüntü, belirtilerin gidişi, günlük işlevler ve güvenlik birlikte değerlendirilerek yapılır. Bu bir çevrim içi tanı yöntemi değil, hekimle görüşmeyi yapılandıran bir çerçevedir.

Kısa yanıt: İki olasılık birbirine benzeyebilir

Kesilme belirtileri, antidepresanın azaltılması ya da bırakılmasıyla bedensel ve ruhsal uyumun yeniden değişmesine eşlik edebilir. Depresyonun geri dönüşü ise bir düzelme döneminden sonra depresif belirtilerin yeniden klinik önem kazanmasıdır. İkisi aynı kişide art arda veya birlikte görülebilir; bu yüzden tek bir belirtiye bakarak karar vermek güvenilir değildir.

Değerlendirme ipucu Kesilme belirtileri Depresyonun geri dönüşü
Başlangıç Çoğu kişide azaltma, bırakma veya doz atlamasından sonraki günlerde başlar; ilacın vücuttan uzaklaşma hızı nedeniyle daha geç de başlayabilir. Çoğunlukla haftalar veya aylar içinde daha yavaş belirginleşir; ancak bu bir takvim kuralı değildir.
Belirti niteliği Baş dönmesi, dengesizlik, bulantı, elektrik çarpması benzeri duyumlar, terleme, canlı rüyalar ve dalgalı kaygı gibi belirtiler öne çıkabilir. Önceki depresyon dönemine benzeyen çökkünlük, ilgi ve haz kaybı, umutsuzluk, suçluluk, enerji azalması ve işlev kaybı daha belirgin olabilir.
Gidiş Belirtiler dalgalar hâlinde artıp azalabilir; fiziksel ve duyusal belirtiler eşlik edebilir. Belirtiler zaman içinde kalıcılaşabilir, birbirini besleyebilir ve kişinin olağan depresif örüntüsüne yaklaşabilir.
Yorum sınırı Düşük ruh hâli veya kaygı da içerebilir; bu nedenle yalnızca “duygusal” olması kesilme olasılığını dışlamaz. Kesilme belirtileriyle örtüşebileceği için zaman çizelgesi, önceki dönemler ve işlevsellik birlikte ele alınır.

Bu tablo tanı koydurmaz. Özellikle belirtiler ağırlaşıyor, yeni bir risk ortaya çıkıyor veya kişi günlük yaşamını sürdüremiyorsa planlı bir görüşmeyi beklememek gerekir.

Antidepresan bırakma belirtileri nedir?

“Kesilme belirtileri” ya da “antidepresan bırakma belirtileri”, ilacın dozu azaltıldığında, dozlar atlandığında veya ilaç bırakıldığında bazı kişilerde ortaya çıkabilen bedensel, duyusal, bilişsel ve duygusal değişimleri anlatır. Beyin ve bedenin ilacın varlığına zaman içinde uyum sağladığı düşünülür; ani ya da kişiye göre hızlı bir değişim bu uyumun yeniden kurulmasını zorlaştırabilir. Kesin biyolojik mekanizmalar bütünüyle açıklanmış değildir.

NICE’ın depresyon kılavuzu, belirtilerin doz azaltma veya bırakma sonrasında görülebileceğini; tür ve şiddetin kişiden kişiye değiştiğini belirtir. Bildirilen örnekler arasında şunlar bulunur:

  • Bedensel ve duyusal değişimler: baş dönmesi, dengesizlik, vertigo, bulantı, terleme, baş ağrısı, kas-eklem ağrıları, çarpıntı veya bedende alışılmadık duyumlar;
  • “Beyin sarsıntısı” ya da “elektrik çarpması” hissi: kişinin başında, kollarında veya bacaklarında kısa elektriklenme benzeri duyumlar yaşaması;
  • Uyku ve enerji değişimleri: uykuya dalma güçlüğü, canlı veya rahatsız edici rüyalar, yorgunluk;
  • Duygusal ve bilişsel değişimler: kaygı dalgaları, huzursuzluk, öfke, ağlama, düşük ruh hâli, odaklanma güçlüğü, kafa karışıklığı veya “gerçek değilmiş gibi” hissetme.

Royal College of Psychiatrists, kesilme belirtilerinin bir bağımlılık davranışıyla aynı şey olmadığını açıklar. Bağımlılık; yoğun istek, kullanımı kontrol edememe ve ödül/“kafa yapma” arayışı gibi bir örüntüyü ifade eder. Fiziksel bağımlılık ise bedenin ilaca uyum sağlaması ve ilaç yokluğunda belirtiler geliştirmesidir. Bir antidepresanı bırakmanın zor gelmesi, kişinin iradesiz veya “bağımlı bir kişilikte” olduğu anlamına gelmez.

Belirtiler genellikle birden fazla alanda görülür; yine de herkeste aynı liste ortaya çıkmaz. İlacın farmakokinetik özellikleri, kullanım süresi ve dozu, doz değişiminin hızı, önceki bırakma deneyimi ve kişinin genel sağlık durumu olasılığı etkileyebilir (NICE; Royal College of Psychiatrists). Bu etkenler bireysel bir risk hesabı veya çevrim içi bir bırakma planı üretmeye yetmez.

Depresyonun geri dönüşü ne demek?

Depresyonun geri dönüşü, belirtilerin düzelmiş ya da belirgin biçimde azalmış olduğu bir dönemden sonra depresif örüntünün yeniden güçlenmesidir. Klinik dilde “nüks” ve “tekrarlama” farklı bağlamlarda kullanılabilir; gündelik kullanımda ikisi de “depresyon yeniden başladı mı?” sorusuna karşılık gelir. Önemli olan, kişinin yaşantısının yalnızca tek bir kötü günle değil, zaman içindeki süreklilik ve işlev kaybıyla değerlendirilmesidir.

Geri dönen depresyon çoğu zaman kişinin daha önce tanıdığı belirtilere yaklaşabilir: ilgi ve haz kaybı, çökkünlük, umutsuzluk, aşırı suçluluk, enerji ve motivasyon azalması, uyku veya iştah değişimi, dikkat güçlüğü ve sosyal ya da mesleki işlevde belirgin gerileme. Ancak her dönem öncekinin kopyası olmak zorunda değildir.

NICE NG222, birden fazla depresyon dönemi, yakın zamanda yaşanmış veya sık tekrarlayan dönemler, kısmi yanıt ve artık belirtiler, ağır depresyon öyküsü, kronik fiziksel ya da ruhsal sorunlar ve devam eden ilişki, ekonomik veya sosyal streslerin nüks olasılığını artırabileceğini belirtir. Bu etkenler kişinin “yeterince güçlü olmadığı” anlamına gelmez; izlem ve destek planının daha dikkatli kurulmasını gerektirebilir.

Depresyonun yeniden ortaya çıkması, antidepresanın bağımlılık yaptığına veya kişinin tedavide başarısız olduğuna kanıt değildir. Bazı kişilerde tedavinin sürdürülmesi nüks riskini azaltabilir; bazı kişiler ise yan etkiler, tercihleri veya yaşam koşulları nedeniyle bırakmayı değerlendirebilir. NICE, bu kararı yarar, olası zararlar, kişinin tercihleri ve düzenli gözden geçirme ile birlikte ele almayı önerir.

Ayırt etmeye yardımcı olabilecek beş soru

1. Belirtiler ne zaman başladı?

Royal College of Psychiatrists, kesilme belirtilerinin bazen doz azaltma veya bırakmadan sonraki bir–iki gün içinde, hatta tek dozun atlanmasından sonra başlayabildiğini; depresyon veya kaygının geri dönüşünün ise çoğunlukla daha uzun sürede belirginleştiğini aktarır. Bu ayrım bir ipucudur, kesin eşik değildir. Vücuttan daha yavaş uzaklaşan ilaçlarda belirtiler gecikebilir; ayrıca gecikmiş kesilme belirtileriyle ilgili bildirimler de vardır.

Bu nedenle “İki gün sonra başladı, kesin kesilmedir” veya “Bir ay sonra başladı, kesin depresyondur” demek doğru olmaz. Zaman çizelgesi, diğer bilgilerle birlikte anlam kazanır.

2. Belirtiler daha önce yaşamadığınız bir bedensel duyumu içeriyor mu?

Elektrik çarpması benzeri duyumlar, belirgin dengesizlik, vertigo, bulantı veya bedensel dalgalar kişinin önceki depresyon dönemlerinde yaşamadığı deneyimler olabilir. Bu tür belirtiler kesilme olasılığı hakkında ipucu verebilir. Bununla birlikte baş dönmesi, çarpıntı, bulantı ve baş ağrısı başka tıbbi durumlarda da görülebilir; bu belirtiler otomatik olarak ilaca bağlanmamalıdır.

3. Düşük ruh hâli önceki depresif örüntüye mi benziyor?

Kişinin önceki dönemlerinde hangi belirtilerin ilk ortaya çıktığı, hangilerinin giderek ağırlaştığı ve işlevselliği nasıl etkilediği klinik görüşmede önemlidir. Eski dönemlerdeki haz kaybı, umutsuzluk, yoğun suçluluk veya belirgin sosyal çekilme yeniden aynı sırayla ortaya çıkıyorsa depresyonun geri dönüşü daha yakından incelenir. Yine de kesilme belirtileri düşük ruh hâli, kaygı ve uykusuzluğu da içerebilir; benzerlik ayrımı ortadan kaldırmaz.

4. Belirtiler dalgalar hâlinde mi, yoksa giderek daha kalıcı mı?

Kesilme belirtileri bazı kişilerde saatler veya günler içinde dalgalanabilir; bir anda gelen kaygı yükselmeleri, duyusal belirtiler ve ardından kısmi rahatlama görülebilir. Depresyonun geri dönüşünde ise belirtiler haftalar boyunca birbirini besleyerek daha sürekli bir örüntü oluşturabilir. Bu, herkes için geçerli bir kural değildir; günlük değişkenlik depresyonu dışlamadığı gibi, süreklilik de kesilmeyi dışlamaz.

5. Günlük işlev ve güvenlik nasıl etkileniyor?

Uyku, işe veya okula devam, öz bakım, beslenme, ilişkiler ve karar verme kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir. Belirti sayısı az görünse bile kişi temel işlerini sürdüremiyorsa klinik önem vardır. Kendine zarar düşüncesi, gerçeklikle bağın bozulması veya güvenli kalamama ise “kesilme mi, nüks mü?” tartışmasından önce acil güvenlik değerlendirmesini gerektirir.

Bir zaman çizelgesi nasıl okunabilir?

Kesin bir takvim tanı koydurmaz; ancak görüşmeye hazırlanırken şu dört dönem kaydedilebilir:

  • Değişiklikten önce: İlacın hangi amaçla başlandığı, son haftalardaki ruh hâli, uyku ve işlevsellik; daha önceki depresyon dönemlerinde hangi belirtilerin öne çıktığı.
  • İlk günler ve ilk iki hafta: Doz atlama veya değişiklikle belirtiler arasındaki zaman; baş dönmesi, bulantı, elektriklenme, terleme, canlı rüyalar ve kaygı dalgaları gibi fiziksel/duyusal belirtilerin eşlik edip etmediği.
  • İzleyen haftalar ve aylar: Düşük ruh hâli, haz kaybı, umutsuzluk, işlev kaybı ve önceki depresif örüntünün giderek belirginleşip belirginleşmediği.
  • Her zaman: Ani ağırlaşma, intihar düşüncesi, psikotik belirtiler, ciddi kafa karışıklığı, şiddetli bedensel yakınmalar veya güvenli kalamama olup olmadığı.

NHS’in güncel hasta bilgisinde, kesilme belirtilerinin çoğunlukla birkaç gün içinde başladığı ve birkaç hafta sürdüğü; bazı kişilerde daha şiddetli, gecikmiş veya daha uzun süreli olabildiği belirtilir. Bu aralıklar bir “bekleme talimatı” değildir. Belirti şiddetleniyorsa ya da kişi işlevini kaybediyorsa profesyonel değerlendirme geciktirilmemelidir.

2025 araştırması ne söylüyor, ne söylemiyor?

2025’te JAMA Psychiatry’de yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz, antidepresanı bırakan yetişkinleri plaseboyu bırakan veya ilaca devam eden gruplarla karşılaştırdı. Toplam 50 çalışma incelendi; 49 çalışma meta-analizlere dâhil edildi. Birinci haftada kesilme belirtilerini ölçen standart ölçekte, antidepresanı bırakan grupta ortalama yaklaşık bir ek belirti görüldü. İlk iki haftada plasebo etkisi hesaba katıldığında en sık görülen belirti baş dönmesiydi; bulantı da daha sık bildirildi. Aynı kontrollü analizde depresif belirti artışı plaseboya göre belirgin değildi. Çalışmanın ayrıntıları ve tabloları burada yer alır.

Bu sonuç “kesilme belirtileri gerçek değildir” veya “bıraktıktan sonra yaşanan her kötüleşme depresyondur” anlamına gelmez. Çalışmaların çoğunda takip iki haftaya kadar sürdü; uzun süre kullanan kişiler ve fluoksetin gibi bazı ilaçlar gerçek yaşamı tam yansıtacak ölçüde temsil edilmedi. Araştırmacılar da belirtilerin nüksle ayrılmasının zor olduğunu, uzun dönem belirtiler için daha fazla gerçek yaşam araştırmasına ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Bu nedenle kontrollü araştırmanın ortalama sonucu, tek bir kişinin yaşadığı şiddeti veya süresini tahmin etmez.

Öte yandan Royal College of Psychiatrists hasta kaynağı, antidepresan kullananların yaklaşık üçte biri ile yarısı arasında bir bölümünde bir ölçüde kesilme belirtisi görülebileceğini; şiddetli ve uzun süren belirtilerin kimde ortaya çıkacağının önceden öngörülemediğini aktarır. Bu oran ile kontrollü meta-analizin daha düşük ortalama bulgusu aynı soruya aynı yöntemle yanıt vermez: öz bildirim, kullanılan ölçek, plasebo karşılaştırması, takip süresi ve örneklem farkları sonuçları değiştirir. Güvenilir çıkarım, tek bir yüzde seçmek değil, belirtilerin gerçek olabileceğini ve kişisel değerlendirme gerektiğini kabul etmektir.

Hekim görüşmesine hangi bilgiler götürülebilir?

Kısa ve düzenli notlar tanı koydurmaz; ancak zaman çizelgesini görünür kılabilir. Şu bilgileri mümkün olduğunca tarihleriyle paylaşmak işe yarayabilir:

  1. Son düzenli doz, doz atlanan günler veya yapılan değişiklik ve bunların tarihleri;
  2. İlk belirtinin ne zaman başladığı, gün içinde nasıl dalgalandığı ve şimdiye kadar nasıl ilerlediği;
  3. Baş dönmesi, elektriklenme, bulantı, terleme, canlı rüya gibi fiziksel/duyusal belirtiler ile düşük ruh hâli, haz kaybı ve umutsuzluk gibi duygusal belirtilerin ayrı ayrı tarifi;
  4. Uyku, iş/okul, öz bakım, beslenme ve ilişkilerdeki değişim;
  5. Daha önceki depresyon dönemlerinin başlangıç örüntüsü ve nüks öncesi erken işaretler;
  6. Diğer reçeteli ilaçlar, takviyeler, alkol veya madde kullanımı, kafein değişikliği ve bilinen tıbbi durumlar;
  7. Kendine zarar düşüncesi, güvenli kalmakta zorlanma veya çevrenin fark ettiği hızlı değişiklikler.

İnternetteki belirti listeleri veya “kaç gün sonra başladıysa kesilmedir” gibi kurallar kişisel değerlendirme yerine geçmez. Not tutmak kaygıyı artırıyorsa daha kısa tutulabilir veya bir yakının desteğiyle yapılabilir.

Güvenli bir sonraki adım nedir?

Kişi antidepresanı bırakmayı düşünüyor, dozunu değiştirmiş veya istemeden doz atlamışsa ilk temas reçeteleyen hekim, aile hekimi ya da ilgili ruh sağlığı hizmeti olmalıdır. NICE, antidepresanların genellikle kademeli ve izlem altında azaltılmasını; hem kesilme belirtilerinin hem de depresyon belirtilerinin takip edilmesini önerir. Kişiye uygun hız ve yöntem; ilacın özellikleri, kullanım süresi, önceki deneyimler, mevcut belirtiler ve genel sağlıkla birlikte belirlenir. Bu yazı bireysel bir doz azaltma şeması sunmaz.

Şu sınırlar özellikle önemlidir:

  • İlacı kendi başınıza aniden kesmeyin, dozunu değiştirmeyin veya başkasının ilacını kullanmayın.
  • Belirtileri bastırmak için alkol, uyuşturucu veya rastgele takviye kullanmayın; bunlar belirtileri ve ilaç etkileşimlerini karmaşıklaştırabilir.
  • Baş dönmesi, bayılma, şiddetli kusma, göğüs ağrısı veya yeni nörolojik belirti gibi fiziksel yakınmaları yalnızca kaygı ya da kesilme belirtisi saymayın; tıbbi değerlendirme gerekebilir.
  • Psikoterapi, kişinin belirtileri, yaşam bağlamını ve bırakma kararının duygusal yükünü anlamasına yardımcı olabilir. Ancak ilaç başlama, bırakma veya doz değişikliği kararı reçeteleyen hekimle birlikte verilmelidir.
  • Depresyon öyküsü tekrarlıyorsa, önceki erken uyarı işaretleri ve yardım kanallarını içeren bir izlem planı hekim ve ruh sağlığı ekibiyle konuşulabilir.

Antidepresanların uzun süre kullanımı ve nüks riski

“Bırakırsam mutlaka depresyon geri gelir” ve “İyileştiysem artık hiçbir risk yok” cümleleri aynı ölçüde kesinlik taşır. NICE, tam veya kısmi düzelme sonrasında tedaviyi sürdürmenin bazı kişilerde nüks riskini azaltabileceğini; bunun yanında uzun süreli yan etkiler ve bırakma güçlüğünün de görüşülmesi gerektiğini belirtir. Karar, önceki dönemlerin sayısı ve şiddeti, artık belirtiler, yaşam koşulları, başka sağlık sorunları, kişinin tercihleri ve takip imkânları ile birlikte alınır.

Uzun süreli kullanım ve bırakma araştırmalarında önemli bir sınırlılık vardır: Kontrollü çalışmaların takip süresi ve kullanım süresi çoğu zaman gerçek yaşamdan kısadır. Bu nedenle bir çalışmadaki ortalama, yıllarca ilaç kullanmış bir kişinin deneyimine doğrudan genellenemez. Kılavuzların düzenli gözden geçirme vurgusu, ilacın otomatik olarak sürdürülmesi veya otomatik olarak kesilmesi yerine, her dönemde yarar–yük dengesinin yeniden konuşulmasını sağlar.

Ne zaman acil yardım gerekir?

Aşağıdaki durumlarda “kesilme mi, nüks mü?” ayrımını evde çözmeye çalışmadan acil değerlendirme gerekir:

  • Kendine zarar verme veya intihar düşüncesi, planı, hazırlığı ya da güvenli kalamama;
  • Gerçeklikle bağın bozulması, sanrı/varsanı, ağır kafa karışıklığı veya kontrol edilemeyen ajitasyon;
  • Günlerce çok az uyuma ile birlikte belirgin taşkınlık, dürtüsellik veya tehlikeli davranışlarda hızlı artış;
  • Bayılma, nöbet, şiddetli ve durmayan kusma, ciddi susuzluk, göğüs ağrısı ya da ağır çarpıntı;
  • Yemek, su, temel öz bakım veya gerekli tıbbi bakımı sürdürememe;
  • Yeni ve hızlı ilerleyen bir nörolojik belirti veya kişinin daha önce hiç yaşamadığı ağır bir bedensel tablo.

Türkiye’de yakın ve acil bir güvenlik riski varsa 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Kişi güvenli kalamayacak durumdaysa yalnız bırakılmamalı; yardım arama sorumluluğu tek başına ona yüklenmemelidir.

Sık sorulan sorular

Antidepresan dozunu atladıktan bir gün sonra başım döndü; bu kesilme belirtisi olabilir mi?

Olabilir; baş dönmesi ve dengesizlik, bazı kişilerde doz atlama veya bırakma sonrası görülebilen belirtilerdendir. Ancak baş dönmesinin pek çok tıbbi nedeni vardır. İlacı telafi etmek için kendi başınıza ek doz almayın; reçeteleyen hekim veya eczacıyla kısa sürede görüşün.

Depresyon bir-iki gün içinde geri dönebilir mi?

Depresyonun geri dönüşü çoğunlukla haftalar veya aylar içinde belirginleşir; bu nedenle değişiklikten hemen sonra başlayan fiziksel ve duyusal belirtiler kesilme olasılığını düşündürebilir. Yine de katı bir zaman kuralı yoktur. Önceki depresif örüntü, işlevsellik ve belirtilerin gidişi birlikte değerlendirilmelidir.

Kesilme belirtileri ne kadar sürer?

NICE ve NHS çoğu belirtinin birkaç hafta içinde azalabildiğini, fakat bazı kişilerde belirtilerin daha uzun sürebildiğini ve gecikmiş başlayabildiğini belirtir. Süreyi kişisel olarak tahmin etmek mümkün değildir. Şiddet artıyorsa veya işlev bozuluyorsa yardım istemek için “biraz daha beklemek” gerekmez.

“Beyin sarsıntısı” veya elektriklenme hissi gerçek bir belirti midir?

Bazı kişiler başta ya da bedende elektrik çarpması benzeri kısa duyumlar tarif eder; bu, antidepresan kesilme kaynaklarında bildirilen bir belirtidir. Yeni, şiddetli veya başka nörolojik bulgularla birlikte bir duyum varsa tıbbi değerlendirme gerekir. Bu belirti tek başına tanı koydurmaz.

Kesilme belirtilerim varsa ilaca yeniden başlamalı mıyım?

Kendi başınıza yeniden başlamayın, dozu artırmayın veya azaltmayın. Hekim, belirtilerin şiddetini, önceki tedavi yanıtını, başka ilaçları ve güvenlik durumunu değerlendirerek seçenekleri sizinle konuşur. Hızlı düzelme gibi bir gözlem klinik açıdan ipucu olabilir; bunu evde deneme–yanılma yöntemiyle sınamak güvenli değildir.

Kesilme belirtileri bağımlılık anlamına mı gelir?

Hayır. Fiziksel uyum ve bırakma belirtileri, bağımlılığın arzu, kontrol kaybı ve ödül arayışıyla tanımlanan örüntüsüyle aynı değildir. Yine de bırakmanın zor ve sıkıntı verici olabilmesi gerçektir; bu nedenle kişiyi suçlamak yerine uygun tıbbi destek gerekir.

Hem kesilme belirtileri hem depresyonun geri dönüşü aynı anda olabilir mi?

Evet. Uykusuzluk, kaygı ve bedensel sıkıntı kesilme döneminde artarken depresif örüntü de yeniden güçlenebilir. Böyle bir durumda amaç iki etiketten birini zorla seçmek değil; zaman çizelgesini, işlevselliği, önceki dönemleri ve güvenliği birlikte değerlendirmektir.

Psikoterapi bu ayrımda nasıl yardımcı olabilir?

Psikoterapi, kişinin belirtileri ve yaşam bağlamını adlandırmasına, kaygı ve belirsizlikle baş etmesine, erken uyarı işaretlerini fark etmesine ve yardım arama planı kurmasına katkı sağlayabilir. İlaç bırakma veya doz değişikliği kararını tek başına vermez; bu karar reçeteleyen hekimle paylaşılmalıdır.

İlgili yazılar

Bu konunun farklı boyutlarını görmek için Depresyon ile Üzüntü Arasındaki Fark Nedir?, Her Ruh Hâli Değişimi Bipolar mı? Mani ve Hipomaniyi Anlamak ve Psikoterapi İşe Yarar mı? Bilimsel Araştırmalar Ne Söylüyor? yazılarına da bakabilirsiniz.

Sonuç: Etiketi değil, örüntüyü ve güvenliği izlemek

Antidepresan bırakma belirtileri ile depresyonun geri dönüşü arasında bazen ayırt edici ipuçları bulunur: belirtilerin değişiklikten ne kadar sonra başladığı, fiziksel ve duyusal duyumların eşlik edip etmediği, önceki depresif örüntüye benzerlik, haftalar içindeki gidiş ve günlük işlev. Ancak bu ipuçlarının hiçbiri tek başına tanı koydurmaz; gecikmiş kesilme, erken nüks veya iki sürecin birlikte yaşanması mümkündür.

En güvenilir yaklaşım, ilacı kendi başına değiştirmeden reçeteleyen hekimle zaman çizelgesini ve belirtileri paylaşmak, gerekli tıbbi değerlendirmeyi geciktirmemek ve nüks riskiyle kesilme yükünü aynı konuşmada ele almaktır. Yardım istemek bir başarısızlık değil, belirsizliği güvenli biçimde değerlendirme yoludur. Kendine zarar riski, gerçeklikle bağın bozulması veya ağır bedensel belirtiler varsa Türkiye’de 112 aranmalıdır.

Bilgilendirme: Bu yazı tanı koymaz, kişisel ilaç veya doz azaltma önerisi vermez. Antidepresan başlama, bırakma ya da doz değişikliği kararını reçeteleyen hekiminizle görüşün. Belirtileriniz günlük işlevinizi veya güvenliğinizi etkiliyorsa gecikmeden sağlık hizmetine başvurun. Acil güvenlik riski, kendine ya da başkasına zarar verme düşüncesi, psikotik belirtiler veya ağır tıbbi durum varsa Türkiye’de 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Kaynakça